Category

Uzmanlıklarımız

Home / Uzmanlıklarımız
""/
Uzmanlıklarımız

Diskalkuli

Matematik öğrenme güçlüğü olarak tanımlanan Diskalkuli sorunlarında ortada zihinsel bir problem bulunmaz. Birey sadece sayı ve sembolleri kavrama alanında güçlükler yaşar. Matematiksel işlemleri gerçekleştirme ve ilişkilendirmede de güçlük yaşayan bu çocukların pek çoğu özel yetenekli bile olabiliyor. Hatta bu tür sorunlara Einstein hastalığı da deniliyor. Sadece çocuklarda akranlarından geri kalmak psikolojik sorunlar ortaya çıkarabiliyor. Diskalkuli ile ilgili bilgilere geçmeden önce gerçeğe yakın bir öykü ile başlayalım. Bu öykü ile diskalkulinin ne olduğu ile ilgili bilgi edineceğiz.

Ali ve Matematik

Ali, 10 yaşında, dördüncü sınıf öğrencisidir. Oldukça hareketli ve canlı bir öğrenci olan Ali sözel sunumlarda oldukça başarılıdır. Türkçe dersinde özellikle okuma ve yazmada sınıf ortalamasının üzerindedir. Okumayı da seven Ali çoğunlukla bilim kurgu ve macera türlerindeki kitapları tercih eder. Okuldaki sosyal çalışmalara katılmaya daima isteklidir. Ayrıca başarılı çalışmalar yapan bir öğrencidir. Ali bilim kurgu romanları sevmesine ve okuduğunu da anlamasına rağmen fen ile matematik derslerinde başarılı olamamaktadır. Bunun sebebi ise Ali’nin matematik işlemlerinde iyi olmaması ve çoğunlukla hata yapmasıdır. Bu sebepten ailesi ona özel bir öğretmen tutmuştur. Ali, matematik dersi için bu öğretmenle okul sonrası çalışmalar yapmaktadır. Buna rağmen, hala temel matematik işlemlerinde sorun yaşamakta, üstelik toplama işlemi işareti ile çarpma işlemi işaretini kimi zaman karıştırmaktadır.

Öğretmeni Ali’nin matematik dersine katılabilmesi ve işlemlerde doğru sonuca hızlı bir şekilde ulaşabilmesi için derslerde hesap makinesi kullanmasına izin vermiştir ancak bu durum Ali’nin kesirler, yüzdeler, oranlar ve ölçme gibi bazı kavramları anlamasına yardımcı olmamıştır. Ali sayısal olan hiçbir sıralamayı tam olarak hatırlamamaktadır. Örneğin ailesinin telefon numarasını hatırlayamaması onu çok üzmektedir. Ali öğretmenlerin karşılaşabilecekleri tipik bir diskalkuli tanısı bulunan bir öğrencidir.

Diskalkuli Nedir ?

Diskalkuli diğer bir ifade ile matematik öğrenme güçlüğü, bir öğrencinin temel matematiksel işlemlerde zorlanması ile kendini belli eder ve bu tip öğrencilerin diğer dersleri iyi olduğu için matematikte zorlanması beklenmez. Diskalkuli, bilişsel yetersizlik ya da düşük başarı demek değildir. Bir öğrenme güçlüğüdür ve bu öğrencilerin zeka düzeyleri normal ya da normalin üstünde olabilir.

Öğrenme güçlüğü olan bir öğrenci verileri yavaş yavaş işler ve bu nedenle aritmetik işlemleri hızlı yapamaz. Matematik, biyolojik temelli, aritmetik ile ilgili öğrenmeyi etkileyen gelişim bozukluğu olarak tanımlanan Diskalkuli daha çok matematik disleksi olarak bilinir. Bu rahatsızlık çocuğun zeka sevinden bağımsızdır. Bu öğrenme güçlüğünde daha çok çarpma, bölme, çıkarma ve toplama gibi aritmetik işlemlerde yorumlama kabiliyeti yoktur. Bu tür sorunları bulunan çocuklar işaretleri ve sayıları karıştırır. Soyut fikirlerle çalışamaz ve zihinden matematik işlemlerini yapamaz. Sayısal bilgilere ulaşmayı, sayısal dili işleyen ve işlemeyi de güç bir hale getiren sinir bağlantılarının işlevsizliği olarak bu öğrenme güçlüğü ifade edilebilir. Bu öğrenme güçlüğü bazı bilişsel bozulmalara neden olur. Odaklanma, bölünmüş dikkat, işler bellek, kısa- sürelik bellek alanlarında eksiklik oluşturur.

Diskalkuli Materyalleri

Özel stratejiler kullanarak bu Diskalkuli müdahale edilebilir. Bu alanda kullanılabilecek bazı materyaller bulunuyor. Bunlar arasında yapım blokları ile saymayı kolaylaştıran aktiviteler yapılabilir. Sayıları öğretmek için oyunlar ile pekiştirme yapılabilir. Hem daha eğlenceli olan bu aktiviteler hem de daha kalıcı olabilir. Farklı bir materyal olarak cuisenaire çubukları tercih edilebilir. Bu çubuklar ile kesirler, dört işlem, bölenleri bulma gibi temel matematik kavramları ve işlemleri yapılabilir. Rakamlı ve renkli bu çubuk setleri oldukça faydalıdır. Bunlar dışında çalışma kartları, abaküs, kareli defter çalışmalarda kullanılabilecek diğer materyaller arasında sayılır.

Diskalkuli Ayrıcı Testi

Çeşitli matematik becerilerine bakan Diskalkuli Ayrıcı testleri niceliksel akıl yürütme ve zihin matematiği de içermektedir. Ayrıca bu testler ile matematikte zorlanmaya neden olan bellek problemleri hakkında da bilgiler elde edilebilir. Matematik ile ilgili problemleri bulunan çocuklarda ancak bütüncül bir değerlendirme ile zorlandığı kısımlar tam olarak tespit edilebilir. Yapılan testler ile bir çocuğun temel hesaplamaları yapabilmesini, problemleri hızlıca çözmesini, matematiksel olguları hatırlatmayı nasıl daha iyi bir şekilde yapabilecekleri hakkında bilgiler elde edilir. Bu testlerden bazıları şunlardır. Hesaplama becerileri, matematikte akıcılık, zihinden hesaplama, sayısal akıl yürütme bulunur.

Diskalkuli Belirtileri

Matematiksel işlemleri kavrama, sayısal sembolleri tanıma, hesaplama, sembolleri doğru kullanma alanlarında yaşanan yetersizlikler ve güçlükler Diskalkuli öğrenme güçlüğüne işaret eder. Bu öğrenme güçlüğü olan çocuklardaki ana belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • İşlem yapmak için parmaklarını kullanma
  • Temel matematik işlemlerini zor ve yavaş bir şekilde çözme
  • Çarpma ve toplama işlemlerindeki değişme özelliğini tanımada zorlanma
  • Gün, ay, hafta ya da mevsim gibi terimleri anlamada zorlanma
  • Zamanı anlatmada zorluk yaşama
  • Matematiksel sembolleri karıştırma ve analog saatleri okuma da zorluklar yaşama
  • Nesneler arası uzaklığı anlamakta zorluk çekme ve çarpın tablosunu öğrenme de zorluklar görme

Diskalkuli Tedavisi

Diskalkuli,birey ile hayat boyu bir arada olacak olan bir güçlüktür, hastalık olmadığından tedavi etmek yerine çocuğa matematiksel işleme becerileri öğretilir.

Doğum ile birlikte var olan diskalkuli için gelişimsel diskalkuli terimi kullanılmaktadır. Bu sebepten öğrenci matematik öğretmeninden kaynaklı bir sorun yaşıyorsa ya da kaygı sebebi ile başarısız oluyor ise bu faktörleri ortadan kaldırmadan diskalkuliden söz etmek doğru olmaz. Her yaştan bireyde Diskalkuli teşhisi yapılabilir. Değerlendirmeler yapılarak tıbbi olarak bu sorunların varlığını teşhis etmek mümkün olabilir. Bunun için farklı testler kullanılıyor. Bireyin gelişimine önemli katkılar sağlayacak uzman desteklerinin yanında sürecin öğretmen ve veliler tarafından da desteklenmesi çok önemlidir. Farklı yaklaşımlar uygulanır. Bu şekilde matematik öğretilmesi mümkün olur. Özellikle görselleştirme çok önemlidir. Bu sorunu yaşayan kişiler sayı ile yazılan 1’i yazı ile yazılan birden ayırt edemeyebiliyor. Bunun için sözel ifadeler yerine matematik sorularının görselleştirilerek anlatılması daha verimli bir çözümdür. Bireyler uygun olmayan yöntemlerle matematik çalıştırıldıklarında matematiksel işlem gerektiren oyunlardan bile uzak durabilir.

Diskalkuli Tanısı Olan Çocuk Ne Tür Zorluklar Yaşar?

Diskalkuli tanısı bulunan öğrenciler sayıları algılamada, geriye doğru saymada güçlük çeker, tahmin yürütmede zorlanır. Temel işlemlerde otomatikleşmeleri zaman alır, saati öğrenmekte güçlük çekerler, alışverişte para üstü alma verme konusunda zorlanırlar, sıralama yapmakta zorlanırlar, sağ ile solu karıştırırlar, örüntüleri fark etmekte iyi değillerdir. Ayrıca bu öğrencilerin matematik kaygıları da yüksektir ve bu durum onların matematikte başarılı olmalarına engel olur. Bu sebepten diskalkuli tanısı bulunan öğrenciler temel işlemlerde doğru cevabı verseler ya da doğru bir çözüm yöntemi kullansalar dahi bunu yaptıklarına inanmazlar, özgüvenleri zor gelişir. Basamak değerlerini algılamaları zordur ve toplama ile çıkarmayı ya da çarpmayı ve bölmeyi karıştırdıkları gibi basamak değerlerinin yerlerini de karıştırabilirler. Sayıları ters okuyabilirler. Örneğin 64 yerine 46 diyebilirler.

Diskalkuli tanısı bulunan öğrenciler ritmik saymada zorlanırlar. Ortadan başlayarak saymak istemezler. Örneğin 6’dan başlayarak 20’ye kadar ikişer ikişer say dendiğinde 2’den başlamak isterler. 15-6 işlemini yaparken 11 sonucu bulabilirler çünkü altıdan beşi çıkarırlar. Toplamanın fazla kelimesi ile çarpmanın kat kelimesinin ilişkili olduğunu karıştırabilirler. Bölme işleminde bölen ile bölüneni karıştırabilirler. Uzun süren işlemlerde hata yaparlar. En önemlisi de öğrendiklerini genelleştireme ya da başka konuya aktarmada zorlanırlar. Bu sebepten iyi bir problem çözücü olamayabilirler. Bunun yanında örneğin basit bir toplama işlemi yaparken cevabı hafızasından geri çağırmak yerine parmakları ile sayarak verirler. Hatta 5+4 işleminin cevabını verdikten hemen sonra 4+5 işlemi sorulduğunda tekrar saymaya çalışırlar, yani toplama işlemin değişme özelliği olduğunu düşünmekte güçlük çekerler. Sonuç olarak, diskalkuli tanısı bulunan öğrenciler kendilerini kullandıkları gelişmemiş stratejilerle de belli ederler.

Erken yaşlarda sayı kelimelerinin anlamını kavramada ya da sayı sembollerini anlamada zorluk çeken diskalkuli tanısı bulunan bir çocuğun ilkokul döneminde de öğrendiği bilgileri uzun süreli belleğe atmada sorunları olur. Örneğin bir gün 2×4’ün 8 olduğunu çok iyi bilirken bir başka gün bunu unutur ve hatta işlemi karıştırarak 6 cevabını verebilir. Sayı kelimelerinin anlamını kavrayamama ise bu yaşlarda 25’in 2 onluk ve 5 birlikten oluştuğunu kavrayamama olarak kendini tekrar gösterir.

Uzman Öğretici Ebru YILDIZ

İlginizi çekebilir: Özel Eğitimde Ritmik Sayma Öğretimi

""/
Uzmanlıklarımız

Konuşma Bozukluğu

Konuşma seslerinin doğru üretimi ile ilgili sorunlar konuşma bozuklukları oluşturur. Kullanılan kelime ve cümlelerin bir araya getirilmesindeki sorunlar da dil bozuklukları olmaktadır. Bu bozukluklar bireyler arasındaki iletişimi kısıtlar. Çok küçük yaşlarda başlayan bu bozukluklar nörolojik temelli olabiliyor. Farklı nedenlerden kaynaklanan bozukluklar gelişimsel olabileceği gibi ses tellerindeki rahatsızlıklardan dolayı da olabilir. Konuşma ve dil bozukluğu birbirinden farklıdır. Her iki durumda da bireylerin psikolojileri olumsuz bir şekilde etkilenebiliyor.

Akıcı Konuşma Bozukluğu

Akıcı konuşma bozuklukları kekemelik olarak tanımlanabilir. Konuşmanın ritminin ve akıcılığının tekrarlar, duraklamalar, uzatmalarla kesintiye uğraması olarak ta ifade edilebilir. Bu durum genel olarak 2 ile 7 yaşları arasında ortaya çıkıyor. En fazla görüldüğü yaşa aralığı ise 3 ile 5 yaşlarıdır. Erkek çocuklarında daha çok görülürken kızlarda görülme oranı 1/5 olmaktadır. Hemen hemen her birey konuşmasında ses, hece ya da kelime tekrarı yapabiliyor. Ancak ara bir olan bu akıcısızlıklar normaldir. Bu durum çok fazla tekrar ettiğinde bir konuşma problemine dönüşür. Kekemelik bireylerde psikolojik depresyonlara neden olur. Gerekli destekler alınmadığında konuşma problemi çok yönlü ve karmaşık bir sorun haline gelir.

Dil ve Konuşma Bozukluğu

Birey konuşulanları anlama ve bunun yanında kendini ifade etme becerilerinden birinde sorunları var ise bu durum dil ve konuşma bozukluklarına işaret eder. Bu kavramlar çok karıştırılır. Birbirinden çok farklıdırlar. Bireyler karşısındaki kişileri anlıyor ve düşüncelerini anlaşılır şekilde ifade etmekte zorlanıyor ise bu durum dil bozukluğuna işarettir. Bireyler sesleri net bir şekilde ifade edemiyor, ses düzeyinde sıkıntısı var ise bu durum kekemelik olarak ta tanımlanan konuşma bozukluğuna işaret eder. Dil ve konuşma bozuklukları genel olarak şu kategorilerde görülmektedir:

  • Gecikmiş dil ve konuşma
  • Artikülasyon ve Fonolojik Bozuklukları
  • Akıcılık sorunları
  • Ses Bozuklukları
  • Afazi
  • Yutma Bozuklukları
  • Motor Konuşma Bozuklukları

Yetişkinlerde Konuşma Bozukluğu Nasıl Giderilir ?

Sözel iletişimde yetişkinlerde zorluk çekebiliyor. Bu problemler arasında hızlı konuşma, kekeleyerek, kısık sesli, yavaş, takılmalı gibi problemler yaşanabilir. Farklı belirtiler arasında sesle ilgili kasların aniden kasılması, kelimelere zor erişme, ağızdan salya akması, sert yüz kasları da yer alıyor. Aniden yaşanan konuşma bozuklukları destek alınması gereken sorunlar işaret edebilir. Hatta bu durum altında yatan ciddi hastalıklar olabilir. Yetişkinlerde yaşanan bu durumlara neden olan belirtiler arasında spazmodik disfoni, afazi, disartri, vokal bozukluklar yer alıyor. Terapistler, konuşma bozukluğu uzmanları, diksiyon uzmanları tarafından tedaviler yapılabilir. Tedavilerde ses kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Kelimeleri tam çıkarabilmek, kelimelerin anlaşılmasını, cümle yapısı ve dil normlarının bilinmesi hedeflenen tedavilerde anlama ve çözümlemeyi geliştiren egzersizler yapılmaktadır. Hastanın kendine güvenmesi sorunun çözümünden en önemli kriterdir. Tıbbi tetkikler yapılır ve fiziksel sorun görülmüyor ise egzersizler yapılarak tedavi yapılır.

Dil ve Konuşma Bozukluğu Nedir ?

Dil insanların birbiri ile düşünce ve duygularını paylaşmak amacı ile kullandığı ortak sistemdir. Ancak dil ve konuşma birbirinden tamamen farklı olacaktır. Dil konuşma olarak düşünülmemelidir. Yazı ve işaret kullanımını da kapsar. Konuşma ise duygu ve düşünceleri içerir. Kuralların gerekli organlar ile fiziksel olarak üretildiği bir sistem olmaktadır. Dil bozukluğu duygu ve düşüncelerinin yeterli düzeyde sözel olarak aktarılmadığı bir sorundur. Konuşma seslerinin akıcı ve doğru bir şekilde üretmekte zorluk yaşanıyor ise konuşma bozuklukları ortaya çıkar.

Konuşma Bozukluğu Hangi Hastalığın Belirtisi

Çevresel, nörolojik ve fizyolojik faktörler nedenleri ile konuşma bozuklukları ortaya çıkar. Bu rahatsızlığın tedavisi için yapılan değerlendirme sürecinde bu nedenlerin hangisinin ya da hangilerinin etkin rol oynadığı belirlenir. Konuşma bozukluklarının nedenleri arasında şu şekilde başlıklar bulunuyor:

  • Çocukta bir tür zeka geriliği
  • Erken doğuma bağlı olarak gelişimsel süreçteki hatalar
  • İşitme problemleri
  • Otizm ve öğrenme güçlüğü

Konuşma alanında yaşanan bu sorunlar zaman içerisinde kekemeliğe dönüşebilir.

İlginizi çekebilir: Özgül Öğrenme Güçlüğü

""/
Uzmanlıklarımız

Geç Konuşma

Çocuklar yaşı ile uyumlu beklenen konuşma sağlayamıyor ise bu çocukta konuşma bozukluğu ya da geç konuşma sorunları oluşabilir. Herhangi bir organa bağlı olan konuşma bozukluğu organik bozukluk olarak tanımlanırken herhangi bir organ üzerinden bozukluk olmadan ortaya çıkan durumlara ise işlev bozukluğu olarak ifade edilebilir. Konuşma bozukluğu farklı nedenlerden dolayı yaşanabilir. Bunlardan biri de kulak burun boğaz olacaktır. Çocuklarda konuşma olması için dil becerisi gelişmiş olmalıdır. Ses üretimi yapmalı ve konuşma için farklı organlarında bozukluklar olmamalıdır. Konuşması geciken çocuklarda beyin, sinir sistemi, kas iskelet sistemi, göz, kulak burun boğan problemleri incelenmelidir.

Geç Konuşma Nedir ?

Çocuk yaşından beklenen gelişim gereği konuşma geciktiğinde buna geç konuşma sorunu deniliyor. Çocuğun gelişmesinde etkili olan pek çok faktör bulunur. Konuşmanın gecikmesinin en önemli sebeplerinden biri işitme azlığıdır. İşitme sorunları doğumsal olabileceği gibi sonradan yaşanan olumsuzluklar nedeni ile de ortaya çıkabilir. Eğer çocuk sadece yüksek sesleri duyuyor ise işitme kaybından dolayı olmayabilir. Bunun yanında fark edilmemiş dil bağı ve damak yarığı da konuşma bozukluğu meydana getirir. Çocuk psikiyatrisi ve çocuk nörolojisi bir arada çalışarak konuşma bozukluklarını ve ardından nedenleri tespit eder. Bu şekilde tedavi çok daha başarılı sonuçlar verir. Eğer çocukta organik problemler bulunmuyor ise sorun işlevsel olabilir. Bu durumun nedeni ise psikiyatrik rahatsızlıklar olacaktır.

Geç Konuşma Tedavisi

Halk arasında geç konuşan çocuklara ailede var ise genetik bir sorun gözü ile bakılabiliyor. Dil becerisinin ne kadar önemli olduğunun fark edilmemesi tedavi alanında da geç kalma ortaya çıkarabiliyor. Gelişimsel pediatrinin kendini gösteren ana konularından biri olan geç konuşma çocuklarda farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor. İlgili organların koordinasyonu ile konuşma gerçekleşmekte ve konuşma, ses kalitesi, seslerin boğumlanması ve akıcılık gibi kavramları bulunmaktadır. Ebeveyn doğru bir şekilde takip etmeli ve sorunlar olduğunda uzman desteği almalıdır. Çocuk iki buçuk yaşında sorulan sorulara baş sallama ve söz ile yanıt vermiyor ise konuşma terapisi desteği alması önemlidir. 3 yaş öncesinde başlayan tedaviler çocuğun gelişimsel eğrisini değiştirebilir. Hem dil hem de konuşma alanındaki bozukluklar için erken müdahale oldukça faydalı olacaktır.

Çocuğun Geç Konuşma Nedenleri

Çocuğun konuşmasına ve işitmesine engel oluşturan patolojiler araştırmalı ve psikolojik engel varlığı değerlendirilmelidir. Sonrasında yaşına uygun zeka ve gelişim testleri yapılabilir. Bunun yanında sinir ve kas sistemini etkileyebilecek rahatsızlıklar da değerlendirilmelidir. Bu alanlarda gözlemler ve testler normal ise geç konuşma ardında çevresel faktörler olabileceği düşünülmelidir. Konuşma bozukluğunun nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Ailesel dil gecikmeleri
  • Gelişimsel dil bozukluğu
  • Prematüre doğumdan kaynaklanan büyüme geriliği
  • İki dil konuşulması durumunda çatışmalar yaşanması
  • İşitme algılanması sorunları ve işitme kayıpları
  • Otizm ve zeka geriliği yapan hastalıklar
  • Psikososyal uyaran eksikliği
  • Çocuğa konuşma fırsatının verilmemesi

Çocuklarda Geç Konuşma

Bir çocuğun geç konuşma nedenleri arasında dil yetisinden yeteri kadar yararlanmaması bulunuyor. Bu sorunların olabildiğince erken bir şekilde saptanması tedavi açısından çok önemlidir. Organik sorunları bulunmayan çocuklar, ailede geç konuşma öyküsü olan yakını bulunanlarda bekle- gör yöntemi denenebilir. Erkek çocukları kız çocuklarına göre gelişimsel dil gecikmesi daha çok olabilir. Ebeveynlerin çocukların dil gelişimine katkı sağlaması için eğitimi de önemlidir. Çocukların etkin ve yeterli bir şekilde iletişim kurması için çocuklara konuşma fırsatı verilmesi de çok önemlidir. Özellikle üzerine titrenen çocuklara aileler farkında olmadan söz hakkı vermiyor. Çocuklar bir şey istediklerinde bu isteklerini sözel bir şekilde ifade etmeleri beklenmektedir. Günlük iletişimlerde çocuğa sor yönetilerek cevaplaması için zaman ayrılmalıdır. Çocuğun kısa öyküler oluşturması için çaba harcanmalıdır.

İlginizi çekebilir: Öğrenme Güçlüğü Nedir?

""/
Uzmanlıklarımız

Özgül Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme bireyin bilgiyi algılama, yeri gelince kullanma, zihinde organize ederek tutma olarak ifade edilebilir. Akademik süreçler ilk etapta akla gelse de hayatın sosyal ilişkiler, benlik bilinci ve duygular gibi alanlarda öğrenme olur. Okul ortamında akademik başarılarının akranlarına kıyas ile daha düşük olması, duygusal kusurlar, normal üstü zekaya sahip olma durumu da özgül öğrenme güçlüğü ortaya çıkarabilir. Çocuklar matematik, dinleme, yazma ve okuma gibi spesifik bir alanda zorluklar olması da bu alanda problemlerin olduğu anlamına gelir. Bu öğrenme güçlüğünde çevresel ve genetik faktörler bulunur. Nörobiyolojik temelli bir durum olan bu öğren güçlüğü için bireylere ilkokul çağında tanı konulmaktadır. Toplumda çok sık olarak rastlanmaktadır.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Nedir ?

Bireylerin okuma, yazma ve akademik alanda yaşıtlarına ve zekasına göre beklenilenin altında olması özgül öğrenme güçlüğü işaretidir. Bu öğrenme bozukluğunda birkaç tip bulunuyor. Bunlar arasında disleksi, disgrafi, diskalkuli bunlar arasında yer alır. En çok görülen tipi ise Disleksi olmaktadır. Disleksi okuma alanında güçlük olarak tanımlanıyor. Nedenleri tam olarak belirlenmiş değildir. Yapılan araştırmalarda bu sorunun nedenlerinin merkezi sinir sisteminin işleyiş bozukluğundan kaynaklandığı düşünülüyor. Yapısal bir sorun olarak ifade ediliyor. Zeka geriliği ile karıştırılmamalıdır. Bu alanda tanı alan çocuklar normal zeka düzeylerine sahiptir.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Tedavisi

Tedavi için tanı konulması çok önemlidir. ÖÖG tanısı özel standart testler aracılığı ile yapılır. Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tarafından yapılan bu testler okul öncesi dönemde bazı belirtileri olmasına karşılık daha çok okul çağındaki çocuklarda tanı konulabilmektedir. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ile birlikte özgül öğrenme güçlüğü görülür. İkisi farklı kavramlardır. Bu alanda tanı konulan çocuklarda okul başarısı oldukça düşüktür. Yaşanılan hayal kırıklığı ve başarısızlık özgüven eksikliğine neden olabiliyor. ÖÖG bireysel olarak uygulanan standart testler ile kişinin kronolojik yaşı ortaya çıkar. Ölçülen zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurularak bu testler yorumlanır. Tedavisinde ise psikoeğitimler vardır. Okulda verilen eğitimlerden farklı olan bu eğitimlerde çocuk normal eğitimine devam ederken bireysel ya da grup halinde özel olarak eğitimlere alınır.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Eğitimi

Ebeveynler öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarına destek olmak için kendilerinin de bu konuda eğitim alması gereklidir. Çünkü çocuklarına belirli bilgi ve becerileri öğretebilmek, ortaya çıkan sorunlarla baş edebilmek, çocuğun potansiyelini ve sınırlarını anlamak için eğitim çok önemlidir. Çocukların gelişimlerinde sorumluluklarını yerine getirmeleri ve verilen eğitime yardımcı olmaları eğitimlerde hedeflenen davranışların kazandırılmasını sağlayacaktır. Bu alanda öğrenme güçlüğü çeken bireyin okul, rehabilitasyon ve özel eğitim merkezlerinde eğitim alması gereklidir. Bu eğitimlerin ev ortamında da sürdürülmesi eğitimde hedeflenen başarılara ulaşma anlamında çok büyük avantaj sağlayacaktır.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Belirtileri

En çok görülen özgül öğrenme güçlüğü disleksi olmaktadır. Bu da okuma bozukluğu olarak tanımlanabilir. Hecelemekte zorlanma, harflerin şekilleri ile seslerin eşleştirmeme, harf ve ses uyumu ile bu öğrenme güçlüğü kendisini gösterir. Disleksi dışında yazılı anlatım bozukluğu ve matematik bozukluğu gibi öğrenme güçlükleri de vardır. Bu öğrenme güçlüğünün şu şekilde genel belirtileri olabilir:

  • Okunamayan ve yavaş ilerleyen el yazısı
  • Belli kelimeleri ve harfleri fazla, eksik ya da ters yazma
  • Küçük- büyük harf hataları, noktalama işaretleri gibi süreklilik gösteren imla hataları
  • Kelimeler arasında hiç boşluk bırakmama ya da çok gereksiz yerlerde boşluk bırakma
  • Matematik işlemlerinde zorlanma
  • Sık eşyaların kaybedilmesi sorunu, aşırı dağınıklık ve düzensizlik
  • Kaba ve ince motor becerilerinde yaşanan olumsuzluklar

İlginizi çekebilir: Manuel Terapi

"afazi"/
Uzmanlıklarımız

Afazi

Çocuklar dahil olmak üzere herkeste görülebilen Afazi genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkar. Bu hastalık erkekleri ve kadınları eşit olarak etkiliyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre her sene inme kaynaklı 80 bin kişi bu hastalığa maruz kalabiliyor. Ülkemizde saptanmış bir oran bulunmasa da  bu alanda desteğe ihtiyaç duyan pek çok birey bulunması, hastalığa maruz kalan insanların çokluğunu gösteriyor.

Afazi Nedir ?

Kafa travması ya da inme sonucunda aniden ortaya çıkan bir hastalık olan Afazi dil bozukluğu rahatsızlığıdır. Beynin dilden sorumlu olan alanlarının hasarlanmasından kaynaklı meydana gelir. Genel olarak dil alanı beynin sol yarım küresindedir. Bu rahatsızlıkta beynin sol yarısı hastalığa maruz kalıyor. Sağ yarısında ise felç ya da inme gibi sorunlar yaşanabiliyor. Bu hastalıkla birlikte konuşma apraksisi ya da dizartri gibi nörolojik konuşma bozuklukları da ortaya çıkabilir. Beynin dil alanlarındaki hasarlardan dolayı oluşan bu rahatsızlık, daha çok inme nedenli meydana gelir. Kafaya alınan şiddetli darbeler, bu tür sorunlar ortaya çıkarabilir.

Afazi Tedavisi

Bazı durumlarda hiç müdahale edilmeden bu rahatsızlığın iyileşmesi mümkündür. Bu tür durumlar beyne kan akışının geçici olarak kesilmesinden kaynaklanır. Kısa sürede düzelmesi ile inme tipinde dil becerileri birkaç günde hatta birkaç saatte geri gelebilir. Ancak genel Afazi vakalarında dilin iyileşmesi bu kadar hızlı olmaz. Hatta bazılarında kalıcı olabilir. Bu durumlarda dil ve konuşma terapileri iyileşme sürecini pozitif olarak destekler. Pek çok uzman tedavinin etkili olabilmesi için yapılacak tedavinin ilk aşamadan başlaması gerektiğine inanır. İyileşmeyi etkileyen faktörler arasında şu kriterler bulunur:

  • Hasar alan beyin alanı
  • Beyin hasarının yaygınlığı
  • Kişinin yaşı ve sağlık durumu
  • Eğitim düzeyi, el baskınlığı ve motivasyon

Global Afazi Nedir?

Hastalığın en şiddetli haline global afazi denir. Bu durumda okuma, yazma, anlama, konuşma ve tüm dil alanlarının olumsuz etkilenmesi söz konusudur. Beyin hasarı ve inmeden hemen sonra ortaya çıkan bu tarz vakalarda da iyileşmeler yaşanabilir. Ancak iyileşme sonrasında hastalığın farklı bir çeşidi olarak sınıflandırılabilir. Dil ve konuşma terapisi bu rahatsızlıkları yaşayan bireyler içinde faydalı olacaktır. Ek olarak basit resimler, çizimler, Dkt kullanarak etkili bir iyileşme süreci elde edilebilir. Çok az ya da hiç kelime çıktısı olmayan bu durumda bireyler kelimelerin tekrarlanmasında sorunlar yaşayabilir. Hatta yazma yeteneği hiç olmayacaktır.

Primer Progresif Afazi Nedir ?

İletişim yeteneğinin etkilendiği sinir sistemi sendromuna primer progresif Afazi denir. Bu rahatsızlığı bulunan insanlar düşüncelerinin ifade etme, kelimeleri anlama konusunda önemli sorunlar yaşarlar. Semptomları 65 yaşından önce başlar. Zaman içinde oldukça kötü bir hal alır. Bu hastalığa sahip bireyler zaman içerisinde sözlü ve yazılı dili anlama yeteneklerini kaybedeceklerdir. Hastalık belirtileri çok yavaş gelişir, bu nedenle hastalığın ilk evrelerinde yaşam aktiviteleri etkilenmez. Beynin dil alanlarında hangi kısmının lezyona dahil olduğu alana bağlı olarak hastalık semptomları değişir.

Nominal Afazi Nedir ?

Sözcükleri veya isimleri hatırlamakta ciddi sorunlar yaşayan nominal Afazi hastaları, hatırlayamadıkları kelimeleri ifade etmek için gereksiz kelimeler kullanırlar. Bazı durumlarda hasta bireyler ip uçları ile isimleri hatırlayabilir. Hastalar grameri doğru kullanılır. Sadece nesneleri ve kişileri tanımlamak için doğru sözcüğü hatırlayamazlar. Beynin parietal ya da tempotal labundaki çeşitli bölgelerin hasar görmesi ile oluşan bu hastalıkta beynin çeşitli bölgeleri arasında aksamalar olabilir. Tamamen iyileşme söz konusu olmasa da sözcük bulma yetenekleri geliştirmeye yönelik tedaviler uygulanabilir. Tedavilerde resimler gibi görsel araçlar kullanılır. Bu şekilde terapilerle hastaya sözcük bulma konusunda önemli destekler sağlanabilir.

İlginizi çekebilir: Ses Bozukluğu

""/
Uzmanlıklarımız

Kekemelik

Çocuklukta başlayan kekemelik normal akıcılık ve konuşma akışı ile ilgili önemli ve sık problemler oluşturur. Bu tarz konuşma bozukluğuna sahip olan bireyler ne söylemek istediklerini bilirler. Ancak bunu söylemekte zorluk yaşarlar. Küçük çocuklar arasında konuşmayı öğrenmenin normal bir parçası olarak kabul edilir. Çoğu çocukta da bu durum geçicidir. Zaman içerisinde tamamı ile kaybolacaktır. Çocuklukta başlayıp yetişkinlikte devam eden konuşma bozuklukları kronik bir hal alır ve bireyin psikolojik sorunlar yaşamasına neden olur.

Kekemelik Tedavisi

Çocuklarda yaşanan bu konuşma bozukluğunda tedaviye gerek duyulmaz. Çocuk psikiyatristi uzmanı kapsamlı değerlendirmeler yapar. En iyi tedavi yaklaşımı için belirli kararlar alır. Bireysel farklılıklar olması tedavide farklı yöntemler ortaya çıkarır. Yapılacak tedavilerde kişiye farklı beceriler öğretilmesi hedeflenir. Bunlar arasında şu başlıklar sıralanabilir:

  • Konuşma akıcılığını artırmak
  • Etkili iletişimi geliştirmek
  • İşe ya da okula problemsiz bir şekilde devam etmek
  • Sosyal aktivitelere rahatlıkla katılmak

Konuşma bozukluğu içerisinde kekemelik tedavisi içerisinde konuşma terapisi, elektronik aletler, bilişsel davranışçı terapi, ebeveyn- çocuk etkileşimi gibi yöntemler kullanılır. Konuşma terapileri konuşma esnasında oluşan kesintileri azaltabilir. Çocuğun özgüvenini artırabilir. Bu terapilerde amaç konuşma hızı, gırtlak gerginliği, nefes desteği gibi konuşma kalıplarını kontrol etme olacaktır.

İlginizi Çekebilir: Ses Bozukluğu

Kekemelik Nasıl Geçer?

Bireyler kelimeleri doğru ve düzgün bir şekilde konuşamıyor ise kekemelik ortaya çıkabilir. Olumlu adımlarla kontrol altına alınabilen bu rahatsızlık, kişilerin konuşmalarını kesintiye uğratır. Konuşma sırasında uzatmalar, kesintiler oluşabilir. Sesler ve hecelerin tekrar etme durumları ortaya çıkabilir. Genel olarak bu sorun bir hastalık değildir. Bu nedenle tedavi sorusu yerine terapi alternatifleri üzerinde durulmalıdır. Kişi kelimeleri düzgün ve doğru bir şekilde konuşmamasından kaynaklanan bu durum kontrol altına alınabilir. Uzman terapistlerden destek alarak konuşma sırasında yaşanan aksaklıklar kontrol altına alınabilir. Akıcı bir konuşma elde edilebilir. Bu alanda konuşma bozukluklarının düzeltilmesi tamamen kişinin bu alandaki çabası ve uzman desteğine bağlı olacaktır.

Çocuklarda Kekemelik

Kesin bir tedavisi bulunmayan kekemelik gibi konuşma bozukluklarında konuşma akıcılığını artırmaya yönelik terapi yöntemleri bulunur. Kişinin akıcılık hatalarına ve yaşına göre terapi yöntemlerine karar verilir. Çocuklarda olan konuşma bozukluklarında terapist öncelikle çocuğun genel durumu ile ilgili ayrıntılı bilgiler alır. Çocuğun gelişim geçmişine göre terapist tedaviye hemen başlayabilir. Ya da ilerleyen zamanlarda tekrar değerlendirme kararı verebilir. Çocukların 3 ile 6 ay arasında kekemeliğinin sürmesi, aile de bu şekilde konuşma bozukluklarının olması, konuşma bozukluğunun yanında kasılmaların yaşanması gibi durumlarda terapiye anında başlanabiliyor.

Kekemelik Çocuğu Hangi Doktora Gidilmeli

Çocuklarında kekemelik yaşayan bireyler çocuklarını öncelikle çocuk doktoruna götürmelidir. Uzman doktor gerekli görür ise çocuk psikoloğu ya da çocuk psikiyatrisine yönlendirerek çocuk için uygun bir dil ve konuşma terapisi süreci başlatmasını sağlayabilir. Kekemelik tedavisi sürecince alınacak dil ve konuşma terapisi mutlaka dil ve konuşma terapisti tarafından verilmelidir.

Konuşma bozukluğu genel anlamda bir hastalık değildir. Özellikle çocuk çok küçük yaşlarda ise dil ve konuşma terapisti terapi için aileye bilgi verilebilir ve öneriler hazırlanabilir. Aile bireyleri evde çocuk için daha güvenli ve rahat bir iletişim ortamı oluşturur. Bu şekilde çocuğun gerginlik yaşamadan daha rahat bir şekilde konuşması için teşvikler yapılır.

Kekemelik Neden Olur?

Bu tür konuşma bozukluğunun en önemli nedeni ailede kekemelik öyküsü bulunmasıdır. Beynin konuşma ve dil ile ilgili bölümündeki kalıtsal anormallik çocuklara aktarılmış olabilir. Bunların yanında çocukluk döneminde de normal gelişim sırasında bu tarz konuşma bozukluklarına rastlanabiliyor. Travma ya da inme gibi nedenlerden kaynaklanan beyin yaralanmaları da nörolojik olarak konuşma bozuklukları ortaya çıkarabiliyor. Özellikle şiddetli duygusal travmalarda konuşma bozuklarına neden olabilir. Anne ve babadan ayrılma, yeni bir yere taşınma, yeni okula başlama, ailede ölüm, ailede ciddi hastalıklar, çocuğun ya da kardeşinin hastaneye yatırılması da bu tür sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.

Kekemelik Tedavisi Nedir?

Çocuklarda yaşanan bu konuşma bozukluğunda tedaviye gerek duyulmaz. Çocuk psikiyatristi uzmanı kapsamlı değerlendirmeler yapar. En iyi tedavi yaklaşımı için belirli kararlar alır.

Kekemelik Nasıl Geçer?

Uzman terapistlerden destek alarak konuşma sırasında yaşanan aksaklıklar kontrol altına alınabilir. Akıcı bir konuşma elde edilebilir. Bu alanda konuşma bozukluklarının düzeltilmesi tamamen kişinin bu alandaki çabası ve uzman desteğine bağlı olacaktır.

Kekemelik Çocuğu Hangi Doktora Gidilmeli?

Çocuklarında kekemelik yaşayan bireyler çocuklarını öncelikle çocuk doktoruna götürmelidir. Uzman doktor gerekli görür ise çocuk psikoloğu ya da çocuk psikiyatristine yönlendirerek çocuğun uygun bir terapi süreci başlatmasını sağlayabilir.

Kekemelik Neden Olur?

Bu tür konuşma bozukluğunun en önemli nedeni ailede kekemelik öyküsü bulunmasıdır. Beynin konuşma ve dil ile ilgili bölümündeki kalıtsal anormallik çocuklara aktarılmış olabilir. Bunların yanında çocukluk döneminde de normal gelişim sırasında bu tarz konuşma bozukluklarına rastlanabiliyor.
""/
Uzmanlıklarımız

Ses Bozukluğu

Halk arasında yapı gırtlağının ön kısmı Adem elması olarak adlandırılır. Ses telleri ise bu yapıdan geriye doğru uzanır. Soluk verirken ciğerlerimizden gırtlağa doğru gelen hava akışı ses telleri arasından geçiyor. Bu da ses üretimi meydana getirir. Kişinin ses kalitesi, şiddeti ve perdesi coğrafik yerleşimler, kültürel geçmiş, cinsiyet, yaşa göre farklılaşmaya başladığında ses bozukluğu ortaya çıkar. Fonksiyonel ya da yapısal sebepler nedeni ile gırtlak mekanizmasının ses talebini karşılayamamasından dolayı ses sorunları ortaya çıkar. Ses üretim mekanizmasını etkileyecek pek çok etmenler bulunuyor. Konuşma alışkanlıkları, tıbbi sebepler, tiroid ameliyatı, kronik hastalıklar, alışkanlıklar, nörolojik bozukluklar da ses sorunları ortaya çıkarabilir.

Ses Bozukluğu Nedir ?

Sesin kalitesi, şiddeti ya da perdesinden bir ya da bir kaçı konuşanın ne söylediğinden fazla dikkat çekiyor ise ses bozukluğu oluşur. Bu sorunları yaşayan bireylerde en çok görülen sorunlar arasında konuşma sırasında zorlanma, sesin tamamen gitmesi, sık sık yaşanan ses kısıklığı, boğazda takılma hissi, boğazdaki acı, gerginlik olmaktadır. Sesin normalden daha pes ya da tiz çıkması da ses sorunları arasında sayılabilir. Seste çatlanma, yüksek sesle konuşma ya da belirli bir süre sonra sesin kötüleşmesi de ses bozuklukları arasında sayılabilir. Kişinin sesinin yanlış ve kötü kullanmasından dolayı da bireyler bu tarz sorunlarla karşılaşabilir. Ses hijyenine dikkat edilmesi önemlidir. Bunun için özellikle alkol ve sigara kullanımlarından uzak durulmalıdır.

İlginizi Çekebilir: Disleksi

Ses Bozukluğu Tedavisi

Bu tür sorunlar yaşayan birey öncelikle hekim muayenesinden geçmelidir. Hekim tanı ve tıbbi tedavi gerektiren uygulamalar söz konusu olduğunda gerekli tedavileri başlatır. Ancak ses terapisine karar verdiğinde bireyi ses bozukluğu tedavisi için dil ve konuşma terapistine yönlendirir. Bazı ses hastalıklarının önlenmesi, yeniden oluşmaması ve düzelmesi için ses terapi teknikleri uygulanacaktır. Ses terapilerinden bireylere ses sistemlerini kullanarak mümkün olan en iyi sesi nasıl üretecekleri konusunda destek verilir. Bunun yanında ses terapilerinde şu şekilde egzersizler yapılır:

* Zarardan ya da hastalıktan nasıl geri döneceklerini

* Ses bozukluklarından nasıl korunacaklarını

* Ses üretimi ve ses telleri sağlığı için gerekli uygun perde

* Yükseklik ve ses kalitesini sağlamaya yönelik egzersizler bulunuyor.

Ses Bozukluğu Nasıl Giderilir?

Bireyler konuşurken rahatsızlık yaşıyor ise ve bu durum on beş günden fazla sürmüş ise öncelikle bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalıdır. Bazı durumlarda basit bir soğuk algınlığı ses bozukluğu oluşturabiliyor. Ses tellerinin görüntüleyen kulak burun boğaz uzmanı, ses tellerinin hareketi ve yapısını özel bir cihaz ile kontrol eder. Bu şekilde yapılan muayenelerde ses tellerinin problemi ve hareketinin yeri tam olarak tespit edilir. Bu alanda herhangi bir sorun bulunmuyor ise birey ses terapisi için uzman terapistlere yönlendirilir. Bu terapilerde ilk aşamada bireylere ses tellerini nasıl koruyacağı hakkında bilgiler verilir. Bunun için bireye ses hijyeninin nasıl sağlanacağı hakkında eğitimler verilir. İkinci olan sese zarar veren davranışlardan korunma ve sesi korumayı öğrenme becerilerinin geliştirilmesi gereklidir.

Ses Bozukluğu Nedenleri

Farklı nedenlerden dolayı ses bozukluğu ortaya çıkabilir. Bunlar arasında bağırarak konuşma gibi günlük alanda çok sık yapılan hatalarda bulunur. Aralıksız konuşma gibi sesin yanlış kullanımı da ses sorunları oluşturur. Ses felci ve dizartri gibi nörolojik hastalıklar, kanser- pillom, sulkus ve kanser gibi organik nedenlerde ses sorunları ortaya çıkarır. En çok karşılaşılan nedenlerden biri de sigara ve alkol tüketimidir. Bu alışkanlıklar dışında kalp ameliyatı ve gırtlağın alınması gibi tıbbı operasyonlarda ses tellerini olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Ses kısıklığı en çok karşılaşılan sorunlardan biridir. Her üç kişiden biri hayatının belli zamanlarında bu sorunu yaşar. Ancak bu sorun bir haftadan uzun sürüyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Ses Bozukluğu Nedir?

Sesin kalitesi, şiddeti ya da perdesinden bir ya da bir kaçı konuşanın ne söylediğinden fazla dikkat çekiyor ise ses bozukluğu oluşur.

Ses Bozukluğu Tedavisi Nedir?

Bu tür sorunlar yaşayan birey öncelikle hekim muayenesinden geçmelidir. Hekim tanı ve tıbbi tedavi gerektiren uygulamalar söz konusu olduğunda gerekli tedavileri başlatır. Ancak ses terapisine karar verdiğinde bireyi ses bozukluğu tedavisi için dil ve konuşma terapistine yönlendirir.

Ses Bozukluğu Nasıl Giderilir?

Ses tellerinin görüntüleyen kulak burun boğaz uzmanı, ses tellerinin hareketi ve yapısını özel bir cihaz ile kontrol eder. Bu şekilde yapılan muayenelerde ses tellerinin problemi ve hareketinin yeri tam olarak tespit edilir. Bu alanda herhangi bir sorun bulunmuyor ise birey ses terapisi için uzman terapistlere yönlendirilir.

Ses Bozukluğu Nedenleri Nedir?

Farklı nedenler ses bozukluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bunlar arasında bağırarak konuşma gibi günlük alanda çok sık yapılan hatalarda bulunur. Aralıksız konuşma gibi sesin yanlış kullanımı da ses sorunları oluşturur. Ses felci ve dizartri gibi nörolojik hastalıklar, kanser- pillom, sulkus ve kanser gibi organik nedenlerde ses sorunları ortaya çıkarır.
""/
Uzmanlıklarımız

Disgrafi Nedir, Belirtileri, Tedavisi

Disgrafi nedir ? İlkokul çağında çocukların farklı problemleri daha net bir şekilde gözlemlenebilir. Bunlarda biri olan Disgrafi öğrenme güçlüğü alt başlıklarından biridir. Yapılan gözlemlerde Dispraksi ve disleksi ile bağlantılı olduğu fark edilir. Çocuklar yazma alanında akranlarından geride performanslar sergilediğinde bu hastalıktan şüphe edilebilir. Yazma bozuklukları disleksi sebebi ile de olabilir.

Özel eğitim uzmanı tarafından yapılan değerlendirmelerde yazma bozukluğu altındaki esas sebep ortaya çıkar. Bu şekilde hazırlanan eğitim programları çok daha faydalı olacaktır. Yazı yazma becerisinde değerlendirilebilecek olan adımlar şu şekildedir. Karalama sonrasında anlamlı çizgiler çizme aşaması gelir. Basit figürleri meydana getirme basamaklarından sonra olgunlaşma aşaması gelir. Yazı yazmada motor ve görsel beceriler koordineli olarak kullanılır ve hedeflenen performansa ulaşır.

İlginizi Çekebilir: Disleksi Nedir , Disleksi Nasıl Anlaşılır ?

Disgrafi Nedir?

Heceleme ve yazma sorunları altında yatan beyin temelli duruma Disgrafi denir. Bu öğrenme güçlüğü genellikle göz ardı ediliyor. Motor işleme, gecikmiş görsel, dikkatsizlik, motivasyon eksikliği ve tembellik gözden kaçmasının nedenleri arasında sayılabilir. Bu öğrenme bozukluğunu yaşayan çocuklar yaşıtlarına göre daha yavaş yazmaktadırlar.

Dil bilgisi, noktalama, hece ve harf alanlarında sorunlar yaşayan çocuklar, yazı yarken kelimeler arasında boşluk bırakmazlar. Bu şekilde bir öğrenme güçlüğü çocuğun okuma yazma sürecine başlaması ile fark edilebilir. Okuma ve yazma süreçleri ilerledikçe öğrenciler cümleleri, kelimeleri, heceleri ve sesleri yazması giderek daha da zor bir hal alır. Bu sorunlar akademik başarısızlığı da beraberinde getirir. Akademik alandaki başarılar duygusal problemler oluşturur.

Disgrafi İçin Etkinlikler

Öğrenme bozukluğu yaşayan çocuklar akranları ile arasındaki performans açığını kapatmak için yapılandırılmış bir ortamda özel eğitimler almalıdır. Bunun yanında evde yapılacak tekrar çalışmaları da Disgrafi sorunu yaşayan çocuklarda pozitif etki sağlayacaktır. Erken çocukluk döneminde en iyi öğrenme yolu oyun ile olmaktadır. Çocukların kaliteli zaman geçirebilecekleri ve eğitimlerine katkı sağlayabilecekleri farklı etkinlikler bulunur:

  • Rakam Tekrarı: Yazma bozukluğu yaşayan çocuklar kısa süreli bellek gerektiren becerilerle verimli etkinlikler yapabilir. Tahtadan yazı kopya etmek, rakamları sıra ile tekrar etmek gibi etkinlikler faydalı olacaktır.
  • İlk ve son ses: Okuma becerilerini desteklemek için kullanılabilecek olan etkinlik önemli bir adımdır. Herkes sıra ile bir kelime söyler. Sıradaki kişi kelimenin son sesi ile başlayan yeni bir kelime söylenir. Bu etkinlikte hazırlanan kelimeler bir hikayede ya da şiirde birleştirilebilir.

Disgrafi Belirtileri

El yazısı gibi beceriler çoğu yetişkin için ikinci doğası olmaktadır. Çocuklar için ise yazı yazmak yeni bir beceridir. Ebeveynler belirtileri gözlemleyerek Disgrafi alanında uzman desteğine başvurabilirler. Bu alandaki belirtilerden bazıları şunlardır:

  • Defter düzeni oluşturmama
  • Düşüncelerini yazılı olarak ifade edememe
  • Bazı sayıları ve harfleri ters yazma
  • Yavaş yazma
  • El yazısının okunaksız olması
  • Kalemi ne kadar bastıracağını ayarlayamama
  • Yazma sırasında vücudu, kolu ve bileği tuhaf pozisyonlarda kullanmak
  • Harflerin bazısını diğerlerinden daha küçük ya da daha büyük yazmak

Disgrafi Tedavisi

Öğrenim bozukluğu olan çocukların ailelerinden de eğitim alması gereklidir. Çocukların tedavi aşamasında akademik, motivasyonel, duygusal, bilgisel desteğe ihtiyacı olacaktır. Eğitim bu alandaki en önemli tedavidir. Bu tedavi için çocuk doktoru, öğretmen ve aile arasında iş birliği içerisinde yürütülen eğitimler psiko- eğitimle desteklenmelidir.

Çocuklara terapilerde bireyselleştirilmiş eğitim programı ve davranışları rehabilite programları hazırlanabilir. Bunların yanından özel eğitim merkezleri ve öğretmenleri, evde destek ve eğitim, egzersizlere hazırlamak ve ısındırmak, olumlu mücadele yapılabilir. Bol parmak egzersizleri, yazı yazma alıştırmaları, resimli hikâyelerin özel olarak anlatımı, farklı şekillerde öğrenme etkinlikleri de tedavi alanında kullanılabilir.

İlginizi Çekebilir: Sincan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Bu öğrenim bozukluğu ile mücadele eden ebeveynler ihmalkârlıktan kesinlikle uzak durmalıdır. Olumsuz eleştirme ve etkileme yapılmamalıdır. Okul programları yapamıyor diye bırakılmamalıdır. Çocuklar eğitimler ve terapilerle akademik anlamda daha başarılı olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular:

Disgrafi Nedir ?

Heceleme ve yazma sorunları altında yatan beyin temelli duruma Disgrafi denir.

Disgrafi Belirtileri

Defter düzeni oluşturmama, Düşüncelerini yazılı olarak ifade edememe, Bazı sayıları ve harfleri ters yazma devamı yazımızdadır.

Disgrafi Tedavisi

Selvi Özel Eğitim Merkezi olarak disgrafi tedavisi hizmetleri veriyoruz.
""/
Uzmanlıklarımız

DEHB Nedir , Hiperaktivite Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

Selvi Ankara Özel Eğitim Merkezi olarak, çok sorulan sorulardan olan dehb nedir, ne demek? nasıl anlaşılır, çocuğa nasıl davranılır tarzındaki sorularınıza uzman yanıtları derledik.

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu günümüzde doktorlar ve topluluğumuz tarafından giderek tanınmaktadır. Erkeklerde daha sık görülen bu bozukluk okul çağı çocuklarda %3-5 niceliğinde görülmektedir. Kızlarda DEHB’in bir alt türü olan dikkatsizlik daha çok görülmektedir. DEHB klinik bir bozukluktur. Doktorlar anamneze dayalı teşhis koymaktadır. Teşhis DSM-IV belirtilerine göre konulmaktadır.

DEHB DSM-IV Belirtileri Nelerdir?

  • Talimatları takip edemezler.
  • Yaptıkları işe veya oyuna dikkatlerini vermekte zorlanırlar.
  • Okul veya başka bir işin gerekli malzeme ve gereçlerini kaybederler.
  • Konuşulan bir konu veya ders hakkında dikkatlerini vermekte zorlanırlar.
  • İlgileri oldukça değişkendir.
  • Unutkandırlar.
  • Uzun zamanlı zihinsel çaba ve gayret gerektiren işlerde başarı gösteremezler.
  • Ayrıntıları gözden kaçırırlar.

DSM-IV Hiperaktivite Belirtileri

  • Yerinde duramazlar.
  • Sessiz ve sakin duramazlar.
  • Fazla konuşabilir, kişilerin sözlerini yarıda kesebilirler.
  • Dürtüsel belirtiler gösterebilirler.

Bu tarz davranışlarda bulunan çocuklar olabilir fakat DEHB ile karıştırılmamalıdır. DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) günümüzde tedavi edilebilirdir. 

DEHB’in üç farklı durumu vardır. Bunlar;

  1. Dikkat eksikliği baskın,
  2. Hiperaktivite baskın,
  3. Her iki güçlüğünde baskın olduğu durumlar.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Özellikleri, Belirtileri ve Sebepleri

Dikkat eksikliğinin baskın olduğu durumlarda genelde okul çağında ancak dikkat eksikliği belirtisi anlaşılmaktadır. Okul başlamasıyla beraber derse adapte olamayan öğrenci hemen kendisini belli eder. Dersleri algılayamayan, uzun süre odaklanamayan öğrenci akranları arasında sırıtır. Bu durumda ödev gibi sorumlulukları yerine getirmeyi tercih etmemektedir. 

Hiperaktivitenin daha baskın olduğu çocuklar ise yürüme dönemlerinden itibaren kendisini göstermektedir. Devamlı eşyaların üzerinde gezme, aşırı konuşma, aklına geleni aniden yapma, düşünmeden hareket etme gibi belirtiler göstermektedir. Okul çağına geldiğinde diğer arkadaşlarına şiddet uygulama, sırasında oturamama,  düşünmeden soruya direkt atlama, öğretmeniyle etkin iletişimde kalamama problem davranışı özelliklerini gösterir.

Hem dikkat eksikliğinin hem de hiperaktivitenin bulunduğu karışık tiplerde, daha önce anlatılmış olan tüm belirtiler bulunmaktadır. Rutin yaşantıyı etkilemektedir.  Belirtiler fazlaca olduğu için kendini hemen belli eder.

DEHB belirtileri arasında genetik faktörler bulunmaktadır. Yakınlık derecesinde çocuğun ailesi içerisinde eğer DEHB olan bir birey varsa çocukta da görülme ihtimali fazla olur. Yine tek yumurta ve çift yumurta ikizlerinde de görülme sıklığı benzer seviyededir. Hiperaktivitede fazla GDO’lu besin tüketimi ile bu güçlük arasında bağlantı kurulmuş. Fazla katkı maddeli tüketimin hiperaktivite belirtisi olabileceği araştırılmıştır. Hamilelikte sigara kullanımı DEHB oluşumunu tetikler. Bebeklik döneminde kötü bakım yüzünden DEHB’nin görülme sıklığının doğru koşullar sağlanmadığı takdirde arttığı gözlemlenmiştir. 

DEHB’li bireylerin sınıf içerisinde;

  • Dağınık olması,
  • Gürültücü olması,
  • Unutkan,
  • Aşırı hareketli,
  • Sınıf kurallarına karşı anarşist olması muhtemeldir. 

Dikkat eksikliği olan çocuğun özellikleri arasında; kurallara uymakta, ödevleri yapmakta, verilen işi tamamıyla yapmakta zorlanır.

Öğretmenler genellikle DEHB olan çocuk için “Kafasına estiğini hemen yapıyor.” cümlesini kullanırlar. Aslında bu doğru bir cümledir. DEHB olan çocuklar sorgulamadan işi yapmaktadır. Bunun altında yatan temel sebep çocuğun içerisinde ki dürtüye engel olamamasıdır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuğa Nasıl Davranılmalıdır?

Öncelikle eğitimin doğru verilmesi DEHB olan çocukta nasıl davranılmasına ilişkin örnekler sunar. Eğitim verilirken, çocuğa mutlak suretle uzman yardımıyla davranışlar sergilenmelidir. Olumsuz davranışlar sönümlendirerek yok edilmelidir. Yanlış eğitim metotları DEHB olan çocuğun belirtilerini şiddetlendirir.  Belirtilerin şiddetleri vardır. Hafif, orta ve yüksek derecede oluşan bu görülme sıklıkları sınıflandırılır. Şiddet dereceleri konu başında belirtilen “DSM-IV” testi ile uzman yardımıyla belirlenir. Uygulanan bu testin sonucunda kesin hafif veya orta düzeyde olarak net bir tabir ile kullanılmaz fakat genel ölçek hakkında bilgi vermektedir. Ebeveyn-Çocuk ilişkisinde  dışarıdan çocuğa müdahale (anneanne, hala, amca vb.) olmamalıdır. Çocuk, dikkat eksikliği eğitimini her ne kadar alsa da her daim ek eğitim almalıdır.  Çocuk karşısında destekleyici rolde olmanın gelişim açısından getirisi büyüktür. Kendisine karşı emir kipli cümleler kullanıldığında “yapma!” gibi cümleler çocuğun sosyal yaşam içerisinde hareket etme özgüvenini sarsacaktır. 

  • Öğrenilmesi gereken bilgiler hem ses yoluyla hem de görsel yollarla verilmelidir.
  • Ödül pekiştireçleri sıkça kullanılmalıdır. 
  • Ders çalışırken mutlaka molalar verilmelidir.
  • Sportif faaliyetlere katılımını sağlamak çocuğun enerjisini atmaya yardımcı olacaktır.
  • Bir özel eğitim kurumunda mutlaka uzman eğitimine tabii tutulmalıdır.
  • Sorulan sorular veya verilen görevler basitten zora doğru olmalı. Çocuğun zorlandığı durumlarda araya basit görevler/sorular verilerek dikkatinin toplanması sağlanmalıdır.
  • Başarısının ardından tebrik edin.
  • Verilen yönergeleri açık ve anlaşılır şekilde verin.

Her Hareketli Çocuk Hiperaktif Midir?

Ailelerin, çocukları yaramaz olduğunda hiperaktivite tanısı koymaları doğru bir durum değildir. Çocukluk döneminde insan genelde hareketli olmaktadır. Şayet belirtiler tamamıyla hiperaktiviteyi gösteriyor ise o zaman ileriki aşamalardan bahsedilebilir. Çoğunlukla aileler, ders çalışmaktan sıkılan akademik başarısı düşük olan çocukları hiperaktif olarak yargılarlar. Bu genel geçer yargı bir ihtimal doğru olabilir fakat akademik başarının düşük olmasının yüzlerce sebebi vardır. Aynı bir çocuğun hareketli olmasının sebepleri olduğu gibi. Çocuğunuzun hiperaktif olduğu düşüncesinde iseniz, yapılabilecek en doğru adım bir psikiyatrist hekimden randevu almaktır. Dersten çabuk sıkılan bir çocuğun öğrenme kapasitesi düşük olabilir ya da ilgisini çekmiyor olabilir dolayısıyla bunun ayrımı ancak hekim  eşliğinde bir kontrolden sonra ortaya çıkmaktadır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nasıl Giderilir, Tedavisi Nedir?

DEHB tedavisinin ilk durağı ebeveynleri bilgilendirmektir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkında bilinenlerin sorgulanması hatta üzerinde durulup yanlış bilgilerin düzeltilmesi ilk basamaktır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda genelde sorunun temeli  beyin yapısından kaynaklanmaktadır. Hekim, ailenin yetiştirme biçimi ile alakalı bir sorun olmadığını ancak şiddeti arttırmanın veya azaltmanın aile içi iletişimden geçtiğini belirtmelidir.  Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda verilen terapiler; aile eğitimi, sosyal beceri, psikososyal terapi, bilişsel davranışçı terapiler uygulanmaktadır. İlaç tedavisi ise DEHB’nin semptomları üzerinde etkilidir. İlaçlar, dünyada da olduğu üzere ilk tedavi seçeneğidir. İlaç tedavisinden sonra eğitsel tedavi başlanmalıdır.  Tedavi başlangıcında öğretmen ve aile iş birliği içerisinde olup öğrencinin niteliğini artırmalıdır. İlaç tedavisi tek başına yeterli asla olmayacaktır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Görülme Sıklığı ve Eşlik Eden Davranış Problemleri

Dünyada DEHB’nin görülme sıklığı %4-6 oranındadır. Türkiye’de her sınıfta 1 DEHB’li öğrenci olması ihtimali yüksek olan bir durumdur. DEHB erkek çocuklarında 3 kat daha fazla ortaya çıkmaktadır. Erkek çocuklar dışarıya daha çok eğilimli oldukları ve genetik dizilimleri dolayısıyla daha çok görüldüğü düşünülmektedir.  Kız çocuklarında daha çok dikkat eksikliği ön planda olmasına karşın erkek çocuklarında hiperaktivite daha ön plandadır. Karışık tiplerde görülme sıklığı her iki cinsiyette de benzerdir.

DEHB’e eşlik eden diğer problemler ise;

olarak sıralanabilir.

Erişkin Bireyde Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Görülmesi

Erişkinlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun görülmesi çok sık rastlanan bir olaydır. Sosyal yaşamlarından, akademik yaşamlarına kadar süregelen durumları etkilemektedir. DEHB’nin görülme sıklığı yaş arttıkça azalmakta %3’lere kadar inmektedir. Bu oran çocukluk döneminde %9’dur. Tam olarak erişkinlerde dehb görülmesi nedeni açıklanmasa bile nörolojik ve genetik bulguların bu duruma yol açtığı bilinmektedir. DEHB sahibi erişkin bireylerin %75’inde birden fazla psikiyatrik güçlük görülmüştür. Bunlar;

  • Kişilik kompulsif bozukluklar,
  • Anksiyete bozuklukları ve uyuşturucu kullanımıdır.

Eğer bireyler bu psikiyatrik güçlüklerin bir tanesine sahip ise tedavi çok zorlaşmaktadır. Bireyin yaşam kalitesi düşmekte, yapacağı hareketler öngörülmemektedir. Sosyal ilişkiler çökmektedir. Bu yüzden belirtiler tespit edildiği gibi uzman hekimlere başvurulmalı ve raporu tutulmalıdır. Nitekim erişkin bireyler bu durumun üstesinden gelmediği durumlarda iş bulmakta ve para kazanmakta zorluk yaşamaktadırlar. Tedavi, çocuklara nazaran daha yorucu geçmektedir. Erişkin bireyde gözüken dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tedavi edilmesi toplum açısından önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hareketli Her Çocuk Hiperaktif Midir?

Ailelerin, çocukları yaramaz olduğunda hiperaktivite tanısı koymaları doğru bir durum değildir. Çocukluk döneminde insan genelde hareketli olmaktadır. Şayet belirtiler tamamıyla hiperaktiviteyi gösteriyor ise o zaman ileriki aşamalardan bahsedilebilir. Çoğunlukla aileler, ders çalışmaktan sıkılan akademik başarısı düşük olan çocukları hiperaktif olarak yargılarlar. Bu genel geçer yargı bir ihtimal doğru olabilir fakat akademik başarının düşük olmasının yüzlerce sebebi vardır. Aynı bir çocuğun hareketli olmasının sebepleri olduğu gibi. Çocuğunuzun hiperaktif olduğu düşüncesinde iseniz, yapılabilecek en doğru adım bir psikiyatrist hekimden randevu almaktır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuğa Nasıl Davranılmalıdır?

Öğrenilmesi gereken bilgiler çocuğa hem ses yoluyla hem de görsel yollarla verilmelidir. Ödül pekiştireçleri sıkça kullanılmalıdır. Ders çalışırken mutlaka molalar verilmelidir. Sportif faaliyetlere katılımını sağlamak çocuğun enerjisini atmaya yardımcı olacaktır. Bir özel eğitim kurumunda mutlaka uzman eğitimine tabii tutulmalıdır. Sorulan sorular veya verilen görevler basitten zora doğru olmalı. Çocuğun zorlandığı durumlarda araya basit görevler/sorular verilerek dikkatinin toplanması sağlanmalıdır. Başarısının ardından tebrik edin ve verilen yönergeleri açık ve anlaşılır şekilde ifade edin.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nasıl Giderilir, Tedavisi Nedir?

DEHB tedavisinin ilk durağı ebeveynleri bilgilendirmektir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkında bilinenlerin sorgulanması hatta üzerinde durulup yanlış bilgilerin düzeltilmesi ilk basamaktır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda genelde sorunun temeli  beyin yapısından kaynaklanmaktadır. Hekim, ailenin yetiştirme biçimi ile alakalı bir sorun olmadığını ancak şiddeti arttırmanın veya azaltmanın aile içi iletişimden geçtiğini belirtmelidir.  Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda verilen terapiler; aile eğitimi, sosyal beceri, psikososyal terapi, bilişsel davranışçı terapiler uygulanmaktadır. İlaç tedavisi ise DEHB’nin semptomları üzerinde etkilidir. İlaçlar, dünyada da olduğu üzere ilk tedavi seçeneğidir. İlaç tedavisinden sonra eğitsel tedavi başlanmalıdır.  Tedavi başlangıcında öğretmen ve aile iş birliği içerisinde olup öğrencinin niteliğini artırmalıdır. İlaç tedavisi tek başına yeterli asla olmayacaktır.
""/
Uzmanlıklarımız

Disleksi Nedir , Disleksi Nasıl Anlaşılır ?

Selvi Ankara Özel Eğitim Merkezi olarak, çok sorulan sorulardan olan disleksi nedir, ne demek? nasıl anlaşılır, için hangi doktora gidilir, çocuğa nasıl davranılır tarzındaki sorularınıza uzman yanıtları derledik.

1870’li yıllarda keşfedilen bu hastalık, bireylerde yapılan araştırmalarda hafıza zayıflığı ve konuşma farklılığı olarak tanımlanabilir. Halk arasında öğrenme güçlüğü olarak bilinmektedir. Ancak disleksi öğrenme bozukluğudur. Zekâ geriliği ile herhangi bir ilgisi bulunmayan bu hastalık kelime çözümleme bozukluğu şeklinde tanımlanabilir. Yüksek sesle bir metnin okunmasında akışkanlığın ve doğruluğun bozulması şeklinde teşhis edilebilir.

Disleksi Ne Demek

Disleksi ne demek? Nörolojik bir hastalık olan Disleksi kişinin okuma ve yazma alanında fonksiyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu hastalıkta beyin kelimeleri oluşturan kelimeleri ve sembollerin hangi seslerden meydana geldiğini algılayamaz. Ancak bu bireyler daha çalışkan ve zekidir.  Sadece bu tür hastaların beyni kelimeleri farklı işler. Bu durum kelimelerin çözülmesini ve hecelenmesini zorlaştırır. Özellikle ilkokul çağındaki hastalar çevresindeki kişiler tarafından çok iyi bir şekilde anlaşılamaz. Bu da sosyal alanda bireylerin çeşitli sorunlar ile karşı karşıya kalmasına neden olabilir. Bu tarz hastalığa sahip olan bireyler özel dersler alarak okullarda başarılı olabilir. Bu hastalık ile başa çıkma sürecinde duygusal destek çok önemlidir. Erken teşhis ve tedavi ile bireyin erken yaşlarda başarı ile tanışması mümkündür.

Disleksi Nasıl Anlaşılır?

Hem çocukları hem de yetişkinleri etkileyen Disleksi belirtileri yaşa ve problemin derecesine göre değişiklik gösterir. Harflerin tanınmaması konuşma alanında bozukluklar oluşturur. Bu hastalığın okuma problemi olarak algılanması genelde okul çağındaki çocuklarda hastalığın fark edilmesi nedeni ile olmaktadır. Çocuklar 1-2 yaşlarında iken hastalığın belirtileri olabilir. Daha çok iki yaşına kadar ilk cümlesini kuramayan çocuklar büyük risk grupları içerisinde yer alır.  Ancak bu durum toplum geneli  için genellenemez.

5 yaş altında görülebilen belirtiler:

  • Harfleri öğrenme ve hatırlama konusunda sorunlar
  • Kendi bakımı hakkındaki kelimelerin öğrenilmesindeki sorunlar
  • Kendi isminin harfleri ile ilgili tanıma zorlukları
  • Kelime telaffuzları ve konuşmada yaşanan zorluklar
  • Ninni gibi metinlerin kafiye düzeninin algılanamama sorunu

İlköğretim çağındaki çocuklarda ise okuma ve yazmada akıcılık olmaması, okuduğunu anlayamaması, kas becerilerindeki koordinasyon zayıflığı gibi belirtiler gösterebilir.

Disleksi için Hangi Doktora Gidilir?

Aileler çocuklarında bu tür belirtiler keşfettiğinde çocuk psikiyatrlarından destek almalıdır. Çocuğa disleksi tanısı konulması için multidisipliner bir ekip çalışması gerekli olacaktır. Tanı konulması için ülkemizde şu kurumlar şu adımları takip eder:

  • Hastalığın tanısı için zemin oluşturabilecek gözlemler, raporlar şeklinde derlenir okul psikolojik danışmanı, sınıf öğretmeni, aile tarafından hazırlanarak RAM’a  yönlendirilmesi
  • Rehberlik ve Araştırma Merkezi test uygulayıcısı personel çeşitli testler uygulayarak bu raporları değerlendirir.
  • Testler sonucunda uygun görülmesi halinde kamu hastanelerindeki psikiyatri servisine yönlendirilmesi
  • Psikiyatri tarafından bu hastalık tanımlanırsa Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde çocuğun ihtiyacı olan eğitsel planlamalar hazırlanır.

Disleksi Olan Çocuğa Nasıl Davranmalı?

Ebeveynler çocuklarının konuşma evresinde ve sözcükleri tanıma alanında iyi bir şekilde takip etmelidir. Her geç konuşma Disleksi hastalığına neden olmaz. Ancak hastalığın erken teşhis edilebilmesi için bu belirtilerin fark edilmesi çok önemlidir. Çocukların bu sıkıntılar ile yüzleşmesi ve erkenden uzman desteği alınması çok önemlidir.  Çocuklara zorlayıcı davranılmamalıdır. Ailelerin bu konuda eğitimli olması gereklidir. Yaşanılan zorlukların okulla paylaşılması ve çocuğun bu sıkıntılarla tek başına mücadele etmemesi için gerekli desteklerin alınması tedavi sürecinde daha kolay ilerleme sağlayacaktır. Çocuklara karşı anlayışlı, sabırlı ve hoşgörülü olunması çok önemlidir.

Disleksi Nasıl Tedavi Edilir?

Yaşam boyu süren Disleksi hastalığı, bireyin kendi özel ihtiyaçlarına göre tedavi edilmelidir. Tedavi sürecinde belirli eğitim teknikleri ve yaklaşımları bulunur. Yapılan psikolojik testler ile öğretmenler uygun bir öğretim programı hazırlar. Bu programlarda çocukların dokunma, görme ve işitme duyularına yer verilebilir. Özel ders oturumları okuma uzmanı ile gerçekleştirildiğinde oldukça yararlı olacaktır. Okuma engeli ciddi boyutlara ulaşmış ise özel dersler daha sık bir şekilde yapılır. Bu gibi durumlarda ilerleme oldukça yavaş olacaktır. Ana okulu düzeyinde başlayan eğitimler bireyin ilkokul ve lise dönemlerinde daha başarılı olmalarında etkili olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Disleksi Nedir ?

Nörolojik bir hastalık olan Disleksi kişinin okum ve yazma alanında fonksiyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

Disleksi Nasıl Anlaşılır ?

Disleksi belirtileri yaşa ve problemin derecesine göre değişiklik gösterir. Harflerin tanınmaması konuşma alanında bozukluklar oluşturur.

Disleksi Olan Çocuğa Nasıl Davranmalı

Ebeveynler çocuklarının konuşma evresinde ve sözcükleri tanıma alanında iyi bir şekilde takip etmelidir.

Disleksi Nasıl Tedavi Edilir?

Yaşam boyu süren Disleksi hastalığı, bireyin kendi özel ihtiyaçlarına göre tedavi edilmelidir.