Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Çocuklarda Nasıl İşler?
Çocuk, zorlandığı anda aklından geçenle hissettiği ve yaptığı arasındaki bağı görmeyi, sonra bu bağı değiştirecek küçük becerileri öğrenir. Seanslar ücretli bireysel çalışmadır; ilk görüşme ücretsizdir.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), zihinden geçen düşüncelerin duyguları, duyguların da davranışları biçimlendirdiği ilkesine dayanan, hedefleri baştan konuşulan bir psikoterapi yöntemidir. Çocuk ve ergenlerde kaygı, korkular, takıntılar, mutsuzluk ve öfke sorunlarında üzerinde en çok araştırma yapılmış yaklaşımlardan biridir.
Terapinin belirgin bir iskeleti vardır: her seansın bir gündemi, her haftanın küçük bir alıştırması olur. Çocuk odadan yalnızca rahatlamış olarak değil, bir sonraki zor anda kullanabileceği bir beceriyle çıkar. Keçiören-Yeşiltepe ve Sincan şubelerimizde bu çalışmayı BDT eğitimi almış psikologlar yürütür.
Köpekten korkan bir çocuğu düşünün. Parkta uzakta bir köpek görür ve aklından "beni ısıracak" geçer. Kalbi hızlanır, annesinin arkasına saklanır, eve dönmek ister. Eve varınca rahatlar; ama bu rahatlama kaçmayı ödüllendirir ve bir sonraki parkta korku biraz daha büyümüş olarak geri gelir.
BDT bu zinciri halka halka ele alır. İlk halka düşüncedir: çocuk o anda kafasından geçen cümleyi yakalamayı öğrenir. İkinci halka sınamadır: "Bugüne kadar kaç köpek gördüm, kaçı bana saldırdı?" gibi sorularla düşünce kanıtla tartılır. Üçüncü halka davranıştır: korkulan duruma küçük, planlı adımlarla yaklaşılır. Önce bir fotoğrafa bakmak, sonra uzaktan tasmalı bir köpeği izlemek, daha sonra birkaç adım yakınında durabilmek gibi.
Yöntemi diğer terapilerden ayıran iki özellik vardır. Birincisi şimdiye odaklanmasıdır: geçmiş elbette dinlenir, ama çalışmanın ağırlığı bugünkü düşünce ve davranış kalıplarındadır. İkincisi beceri öğretmesidir: nefesi yavaşlatmak, düşünceyi sorgulayan sorular sormak, sorunu parçalara ayırıp çözüm denemek ve kaçınılan duruma basamak basamak yaklaşmak, çocuğun terapide edindiği becerilerdendir.
Küçük çocuklarda nasıl uygulanır?
Konuşmaya dayalı klasik biçim çoğunlukla okul çağından itibaren kullanılır. Okul öncesinde ve ilk sınıflarda aynı ilkeler oyuna çevrilir: duygular resimle, kuklayla ya da kısa bir hikâyeyle anlatılır, "duygu termometresi" gibi somut araçlar kullanılır. Bu yaşta değişimin büyük kısmı evde olduğu için anne baba seansın bir bölümüne katılır ve evde neyin nasıl deneneceğini orada öğrenir.
Ergenlerde nasıl uygulanır?
Ergenle çalışma daha çok karşılıklı konuşmaya dayanır. Hedefi genç kendisi seçer; zor anlarında kafasından geçen cümleleri kısa notlar hâlinde tutar ve seansta bu notların üzerinden geçilir. Neyin aileyle paylaşılacağı, neyin odada kalacağı en başta hem gençle hem aileyle açıkça konuşulur; terapiye isteğin büyük kısmı bu güvene bağlıdır.
BDT hangi sorunlarda kullanılır?
Kaygı sorunları, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve travmaya bağlı stres belirtileri, çocuk ve gençlerde BDT'nin en çok araştırıldığı alanlardır. Ailelerin bize anlattıkları çoğu zaman aşağıdaki tablolardan birine benzer. Bu işaretler tek başına tanı anlamına gelmez; tanıyı hekim koyar.
Ayrılık ve sosyal kaygı
Anne babadan ayrılırken yoğun sıkıntı, kalabalıkta ya da sınıfta söz almaktan kaçınma, doğum günü gibi ortamlara gitmek istememe.
Belirli korkular
Karanlık, hayvan, iğne, asansör ya da yükseklik korkusunun yaşa göre beklenenden büyük olması ve gündelik hayatı daraltması.
Okul ve sınav kaygısı
Sabahları karın ağrısı, okula gitmeyi reddetme, sınav öncesi uykusuzluk ve "kesin kötü geçecek" diye başlayan cümleler.
Takıntı ve tekrarlar
Elleri tekrar tekrar yıkama, kapıyı defalarca kontrol etme, sürekli güvence isteme. OKB değerlendirmesini çocuk ve ergen psikiyatristi yapar.
Mutsuzluk ve isteksizlik
Haftalardır süren keyifsizlik, eskiden sevdiği şeylerden uzaklaşma, kendini değersiz görme. Bu tabloda hekim değerlendirmesi de gerekir.
Öfke ve uyku güçlükleri
Küçük engellerde patlayan öfke, kurallara uymakta zorlanma; yatma saatinde huzursuzluk ve kendi odasında uyuyamama.
Gelişimsel farklılığı olan çocuklarda BDT uygulanabilir mi?
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), otizm spektrum bozukluğu ya da özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklarda kaygı ve öfke sık eşlik eder. Konuşarak ve düşünerek seansa katılabilen bu çocuklarda BDT uyarlanarak kullanılır: yazılı yönergeler kısaltılır, resimli kartlar ve çizelgeler çoğaltılır, sık mola verilir, çocuğun ilgi alanı örneklere taşınır ve ebeveyn sürece daha yakından katılır. İngiltere'nin klinik kılavuzu NICE da otizmli çocuk ve gençlerde kaygı için BDT'nin bu tür uyarlamalarla düşünülmesini önerir.
Burada önemli bir ayrım var: BDT eşlik eden kaygıyla ya da öfkeyle çalışır, otizmin ya da DEHB'nin kendisini ortadan kaldırmayı amaçlamaz. Bu çocukların asıl eğitim planı için otizm ve DEHB sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Ne zaman önce psikiyatriste gitmek gerekir?
Bazı durumlarda ilk adım terapi değil, hekim değerlendirmesidir. Çocuğunuz kendine zarar vermekten ya da ölmek istemekten söz ediyorsa, uyku ve iştahı belirgin biçimde bozulduysa, kısa sürede ağır ve açıklanamayan bir değişim yaşadıysa ya da BDT tek başına yeterli gelmiyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmak gerekir. Tanı ve ilaç kararı hekimindir; terapi gerektiğinde bu tedaviyle birlikte yürür. Çocuğun can güvenliği o anda tehlikedeyse randevu beklemeyin: 112'yi arayın ya da doğrudan bir hastanenin acil servisine gidin.
Bir BDT seansında neler olur?
Seanslar tanıdık bir sırayla akar; kaygılı çocuklar için ne olacağını önceden bilmek başlı başına bir güven kaynağıdır.
Kısa bir bakış. Geçen hafta nasıl geçti, ev alıştırması denendi mi? Başarı da zorlanma da aynı ilgiyle konuşulur.
Günün becerisi. Duyguları adlandırmak, düşünceyi yakalamak, nefesle sakinleşmek ya da bir sorunu parçalara bölmek gibi tek bir beceri seçilir.
Deneme. Beceri oyunla, çizimle ya da rol yaparak seansın içinde uygulanır; ergenlerde gerçek bir olay üzerinden çalışılır.
Haftanın alıştırması. Çocuğun gücüne göre küçük bir görev belirlenir: bir duygu çizelgesine işaret koymak ya da kaygılı bir anı not etmek gibi.
Veliyle paylaşım. Seansın sonunda anne babayla evde neyin destekleneceği kısaca konuşulur.
Korkulan duruma yaklaşmak için çoğunlukla bir "cesaret merdiveni" kurulur. Çocuk en kolay basamaktan başlar, o basamak sıradan gelmeye başlayınca bir üstüne geçilir. Merdiveni birlikte yazmak çocuğa kontrolün kendisinde olduğunu hissettirir; hiçbir basamak zorla tırmanılmaz.
Ailenin rolü
Anne baba BDT'ye nasıl katılır?
Çocuk küçüldükçe ebeveynin payı büyür. Veli görüşmelerinde en çok şu dört konu üzerinde çalışılır.
Kaçınmayı beslememekKorkutan durumdan sürekli uzak tutmak kısa vadede herkesi rahatlatır, uzun vadede korkuyu büyütür. Ne zaman korumak, ne zaman cesaretlendirmek gerektiği birlikte planlanır.
Alıştırmayı hatırlatmakEv görevini zorlamaya ya da cezaya çevirmeden hatırlatmak; çocuğun denemesine eşlik etmek.
Küçük ilerlemeyi görmekSonucu ne olursa olsun yapılan denemeyi fark edip dile getirmek. Bu tür geri bildirimler çocuğun cesaretini destekler.
Tutarlı tepkilerEvdeki kuralların ve anne babanın tepkilerinin birbirine yakın olması; gerektiğinde okul rehber öğretmeniyle ortak çizgi.
Çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluklarına yönelik BDT çalışmalarını bir araya getiren 2020 tarihli Cochrane derlemesi, terapi alan çocuklarda kaygı tanısının ortadan kalkma oranının bekleme listesindeki ya da hiç destek almayan çocuklara göre belirgin biçimde daha yüksek olduğunu bildirir. Aynı derleme, BDT'nin başka etkin tedavilerle karşılaştırıldığı çalışmalarda farkın daha az net olduğunu ve her çocuğun aynı ölçüde yararlanmadığını da not eder.
Bu bulgular bize iki şey söylüyor. BDT, kanıt temeli güçlü bir seçenektir; ama sonucu önceden bilinemez. Bu yüzden hedefler gözlenebilir cümlelerle yazılır, ilerleme belirli aralıklarla aileyle birlikte gözden geçirilir ve plan beklenen yönde gitmiyorsa değiştirilir.
BDT ile oyun terapisi arasındaki fark nedir?
BDT'de yapıyı terapist kurar: hedef bellidir, beceri öğretilir, ev alıştırması verilir; oyun bu becerileri öğretmenin bir aracıdır. Yönlendirmesiz oyun terapisinde ise oyunu çocuk seçer, terapist ona eşlik eder ve değişim güvenli ilişkinin içinde kendi seyrinde gelişir. Duygusunu sözle anlatmakta zorlanan küçük çocuklar için çocuk merkezli oyun terapisi daha uygun olabilir; hangisinin seçileceğini yaş, sorunun türü ve çocuğun ifade biçimi belirler.
Terapi süreci hangi aşamalardan geçer?
Seans sayısı ve sıklığı sorunun türüne ve çocuğun yaşına göre değişir; sıralama çoğunlukla aynıdır.
Ön görüşmeSizi düşündüren durum ve beklentileriniz dinlenir; çocuk ergense o da bu görüşmeye katılır. Görüşme ücretsizdir.
DeğerlendirmePsikolog çocukla tanışır, gerekirse ölçek ve formlardan yararlanır, okul ve ev bilgilerini toplar.
HedeflerGözlenebilir cümleler yazılır: kendi odasında uyumak, hafta içi her gün okula gitmek, öfkelenince durup nefes almak.
Seanslar ve alıştırmalarBeceriler seansta öğrenilir, evde ve okulda denenir. Ara değerlendirmelerde plan gerekirse güncellenir.
Planlı kapanışÇocuk becerileri kendi başına kullanır hâle gelince süreç aileyle birlikte karar verilerek tamamlanır; izlem görüşmesi eklenebilir.
Millî Eğitim Bakanlığının destek eğitim programları psikoterapiyi kapsamaz; bu nedenle BDT seansları ücretli bireysel çalışma olarak planlanır. Tanı ya da RAM raporu şartı yoktur. Ücret, seans sıklığı ve ödeme düzeni ücretsiz ön görüşmede çocuğunuz için yapılan plana göre netleşir.
Raporunda öğrenme güçlüğü, otizm ya da dil ve konuşma destek programı bulunan çocuğun bireysel ve grup dersleri MEB tarafından karşılanır, aileden ücret alınmaz. Kaygı ya da öfke de öne çıkıyorsa BDT seansları bu eğitimin yanında ayrıca planlanabilir.
“İlgili mevzuatında yer alan düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, işe giriş süreçleri başta olmak üzere tüm süreçlerde geçmişte alınmış olan tanılar esas alınamaz.”
Çocukken konulan bir tanı ömür boyu taşınan bir etiket olarak düşünülmüyor. Çocuğun durumu zamanla değiştiyse, sağlık kuruluna başvurularak bugünkü durumu gösteren yeni bir rapor alınabiliyor.
Yönetmelik, başta işe girişte olmak üzere, geçmişteki tanıların esas alınamayacağını yazıyor; dikkate alınan, kişinin güncel raporu.
Bu hak kendiliğinden işlemiyor, başvuruyla kullanılıyor. Ayrıca bazı mesleklerin kendi sağlık şartları ayrı mevzuatla düzenlendiği için "hiçbir zaman" gibi kesin bir söz vermiyoruz; mevzuatın kendisini gösteriyoruz.
Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 8 Temmuz 2026'da bu değişikliği RAM'lara duyurdu.
Rapor, çocuğa yapıştırılan bir etiket değil; ona uygun desteğin planlanmasına yarayan bir belgedir.
Sürecin adımlarını RAM raporu ve ÇÖZGER rehberimizde anlattık.
Seansları kimler yürütür?
BDT, bu yöntemde eğitim almış ruh sağlığı uzmanlarının uyguladığı bir psikoterapidir. Keçiören-Yeşiltepe ve Sincan şubelerimizde çocuk ve ergenlerle BDT çalışmasını, lisans eğitiminin ardından bu alanda sertifika programı tamamlamış psikologlar yürütür. Kimin hangi eğitimi aldığını ve belgelerini eğitim kadromuz sayfasında görebilirsiniz. Okul uyumu, sınav kaygısı ve aile içi ilişkiler gibi konularda daha geniş bir destek gerekiyorsa psikolojik danışmanlık hizmetimiz de aynı ekip tarafından verilir.
Tanı koymak ve ilaç tedavisi başlatmak çocuk ve ergen psikiyatristinin işidir. Ailenin onayıyla hekim ile psikolog arasında bilgi alışverişi kurulabilir; iki tarafın aynı hedefleri izlemesi süreci güçlendirir.
Royal College of Psychiatrists, gençler için BDT bilgilendirme sayfası
NICE CG170, 19 yaş altı otizmde destek ve izlem kılavuzu, 2013 (güncellemeleriyle)
NICE NG134, "Depression in children and young people: identification and management", 2019
James A. C. ve ark. "Cognitive behavioural therapy for anxiety disorders in children and adolescents", Cochrane Database of Systematic Reviews, 2020
Çocuğunuzun yaşadığı zorluk BDT'ye uygun mu?
Ücretsiz ön görüşmede sizi dinler, BDT'nin mi, oyun temelli bir yaklaşımın mı yoksa önce hekim değerlendirmesinin mi uygun olduğunu birlikte konuşuruz.
Konuşmaya dayalı klasik biçimi genellikle okul çağından itibaren kullanılır. Daha küçük yaşlarda yöntem oyun, çizim ve ebeveyn katılımıyla uyarlanır; bu uyarlamalarda çalışmanın önemli bir bölümü doğrudan anne babayla yapılır. Çocuğunuz için hangi biçimin uygun olduğu ilk görüşmede netleşir.
BDT kaç seans sürer?
Sınırlı sayıda seansla yürüyen bir yöntemdir. Çocuklarda kaygı için geliştirilen programlar çoğunlukla 12 ile 16 haftalık seanstan oluşur; ama bu bir ortalamadır, çocuğa göre değişir. Süre sorunun türüne, ne kadar süredir devam ettiğine ve çocuğun yaşına göre değişir. Seans sıklığı ön görüşmede planlanır, ilerleme baştan yazılan hedeflere bakılarak izlenir ve ara değerlendirmelerde plan güncellenir. Ev alıştırmalarının düzenli yapılması süreyi doğrudan etkiler.
İlaç kullanan bir çocuk aynı anda BDT alabilir mi?
Evet, iki destek sıklıkla birlikte yürütülür. İlacı çocuk ve ergen psikiyatristi başlatır ve izler; terapi ise becerileri çalışır. Ailenin bilgisi ve onayıyla hekim ile psikoloğun iletişim hâlinde olması, hedeflerin uyumlu ilerlemesini sağlar. İlacı bırakma ya da doz değiştirme kararı yalnızca hekime aittir.
Ergenin seansta anlattıklarını aile öğrenir mi?
İlke olarak hayır; gencin terapide açılabilmesi bu güvene bağlıdır. Anne baba, işlerin genel olarak nasıl gittiğini ve evde neye dikkat edeceğini öğrenir. Bir istisna vardır: gencin ya da çevresindeki birinin güvenliği risk altındaysa aileye haber verilir; bu sınır ilk görüşmede gence de açıkça anlatılır.
Çocuğum ev alıştırmalarını yapmak istemiyor, ne yapmalıyız?
Önce bunu psikoloğa söyleyin; alıştırma çocuğa büyük geliyorsa küçültülür ya da oyuna çevrilir. Evde zorlamak ya da cezaya bağlamak genellikle olumsuz sonuç verir. Yapılan her denemeyi sonucu ne olursa olsun fark edip takdir etmek çoğu zaman en işe yarayan yoldur. İsteksizliğin kendisi de seansta çalışılabilecek bir konudur.
Çocuğum terapiye gitmek istemezse nasıl anlatalım?
Başta isteksizlik görülmesi olağandır; ilk buluşmaların amacı zaten güven kurmaktır. Terapiyi bir ceza ya da "sorunlu olduğun için" gidilen bir yer gibi anlatmayın; nereye, kiminle ve neden gidileceğini onun anlayacağı sözcüklerle, telaşsız anlatın. Ergenlerde hedefi gencin kendisinin seçmesi isteği belirgin biçimde artırır.
Terapi bitince kazanılanlar kalıcı olur mu?
Amaç, çocuğun seans bittiğinde de kullanabileceği beceriler edinmesidir; bu beceriler günlük hayatta denendikçe kalıcılaşır. Yine de taşınma, okul değişikliği ya da bir kayıp gibi yeni bir yaşam olayı eski zorlukları geri getirebilir. Böyle dönemlerde birkaç seanslık kısa bir tazeleme planlanabilir.